a

Facebook

Twitter

Copyright 2018 Avukat Hakan Orhan
Trabzon Barosu Avukatı
Tüm Hakları Saklıdır

İnönü Cad. Avukatlar İşhanı No:75 Ortahisar-Trabzon

0 462 230 66 74

 
 > Köşe Yazıları (Sayfa 2)

Vay Seni Hacettepe

Başka bir konuda yazmaya çalışırken, Hacettepe Üniversitesi'nde aynı anda iki kol ve iki bacak nakli yapılan Şevket Çavdar'ın hayatını kaybettiğini öğrendik. İçimiz burkuldu. Volkan Konak Cerrahpaşa türküsünü söylemeye başladı birden bire. Uzmanlık alanımız olmadığı için yapılan işlemin tıbbi açıdan doğruluğunu yanlışlığını tartışacak durumda değiliz ama Türk El ve Üst Ekstremite Cerrahisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Sait Ada'nın bir gün önce okuduğumuz demecini de hatırlatmakta fayda var. Prof. Dr. Sait Ada "Çift kol ve çift bacak nakli riskli. İlk görevimiz hastaya zarar vermemektir. Bu iş zorlanmış. Çift bacak nakli, hastanın hayatını tehlikeye atıyor. Dirsek seviyesi üstünde nakil olması hastayı hayati tehlikeye sokabilir"...

Devamını Oku ...

Or-Genekon

Hukuk Fakültesinde öğrenci iken idealimiz, mezun olduğumuzda hâkim, savcı ya da avukat olarak adalet dağıtmak, herkese eşit davranacağını zannettiğimiz hukuk sistemine katkıda bulunmak idi. Gerçek dünyanın farklı olduğunu anlamamız çok uzun sürmedi. İnsanlar hukukun esiri olması gerekirken tamamen tersine bir durum söz konusu. Maalesef kitlesel hırslar hukuku prangalamış. İleri demokrasi adı altında anayasamızın bazı hükümlerinde değişiklik yapılması, Anayasa Mahkemesinin, HSYK’nın, Danıştay’ın ve Yargıtay’ın yapısının değiştirilmesi hep tek taraflı siyasi iradenin ürünüdür. İtirazlara rağmen çıkarılan kanunların uygulanması da tartışmalara yol açmaktadır. İktidar partisi değişiklikleri “demokratikleşme ve yargı reformu” olarak nitelerken muhalefet ise yargıyı ele geçirme operasyonu yapıldığını iddia etmektedir. Yasalar çıkarılırken ayrıntılı düşünülmediği, kanun...

Devamını Oku ...

İktidar Olmak – İktidarda Kalmak

Mesleğimiz gereği toplumun her kesiminden insanlarla karşılaşırız. Özel yaşantımızda seyahatlerimizde değişik profillerle tanışır, kısa sohbetler yaparız. En çok merak ettiğimiz konu ise dar gelirli insanların değirmenlerine nasıl su taşıdıkları, çarklarını nasıl döndürdükleridir. Dost, arkadaş ve akraba çevremizde de sürer bu analizler. Türkiye nüfusunun çok büyük bir bölümü dar gelirli insanlardan oluşmaktadır. Yıllardır yaşanan yüksek enflasyon ortamı en çok bu insanları ezmiş, satın alma güçleri her geçen gün azalmış, hep bir şeylerden feragat etmek zorunda kalmışlardır. Geçmişte ekonomik göstergeleri sürekli eksiye giden bu insanların durumu, aşırı enflasyonist ortamın sona ermesiyle durağan hale gelmiştir. Yine geçim sıkıntısı çekmektedir, yine hayatla mücadele etmektedir ama en azından...

Devamını Oku ...

Fener Alayı

Bayram gecelerinde kalabalık halk topluluklarının ellerinde fener ve meşalelerle şehri dolaşarak yaptıkları gösteriye “FENER ALAYI” deniyor. 3 Temmuz 2011 tarihinden sonra yaşananlar Fener Alayı tanımlamasının anlamını değiştirdi. O tarihten bu yana yaşanan süreç nasıl bir toplum olduğumuzu, nasıl yönetildiğimizi, menfaat ve çıkar ilişkilerinin olaylara nasıl yön verdiğini de açıkça ortaya çıkardı. Nasıl mı? Türkiye’nin sayısal olarak büyük ama etik değerler açısından en küçük camiasının başkanı çete lideri olarak tutuklanıyor. Taze Federasyon Başkanı Mehmet Ali AYDINLAR, olaya ilk vakıf olduğu anda “durum vahim” açıklaması yapıyor. Sempatizanı olduğu takımın başkan ve yöneticilerinin şike yaptıklarına kanaat getiriyor ve istifa edene kadar tüm mesaisini Fenerbahçe Kulübü’nün alacak olduğu...

Devamını Oku ...

Farklı Düşünüyorsan Bizden Değilsin

Sivas Davası bu haftanın en güncel konularından biri ve Mahkeme “zamanaşımı süresi doldu” diyerek dosyayı kapattı. Yargıtay da bu kararı onaylarsa dosya hukuki olarak kapanacak. Peki, vicdanlarımızdaki durumu? Sivas’ta ne olduğunu bir kez daha hatırlatmakta fayda var. 2 Temmuz 1993'te Türkiye'nin yakın tarihine kara leke olarak geçen bir katliam yaşandı Sivas'ta. Devletin de desteğiyle Sivas'ta geleneksel Pir Sultan Abdal Şenlikleri düzenlendi. Çok sayıda aydın, sanatçı, yazar ve şair şenlikler için Sivas'taydı...

Devamını Oku ...

Çekin Elinizi Yargıdan

Geçmiş zamanlarda yargı hiç bu kadar gündemde olmamıştı. Özellikle de son dört yıldır davalarla yaşar olduk. Ergenekon, Balyoz, İnternet Andıcı, Oda Tv, Deniz Feneri, Şike Davası, KCK soruşturmaları, Hırant Dink davası ilk akla gelenler. İhaleye fesat karıştırma davaları o kadar olağan ve sıradan oldu ki gündemde hiç yer tutmuyor. Özel yetkili savcılar şimdi de MİT görevlilerini ifadeye çağırıyor. Yarın kim bilir hangi soruşturmaya uyanacağız. Demokratik bir ülkede yaşıyor olsaydık “hukuk çözer” deyip geçerdik. Gözümüz de arkada kalmazdı. Belki de bu kadar dava da açılmazdı. 2007 yılından bu yana bu tür davalarda patlama olmuş. Özel yetkili savcılar her sene ortalama 10.000 kişi aleyhine...

Devamını Oku ...

Türkiye’nin halleri

Yaylada baraka yapana ceza, ormana villa yapana feza, Baklava çalana eza, hamuduyla götürene vefa, Doğudaki kaçakçıya sefa, batıdaki kaçakçıya cefa, İzmir’in başkanı arsız, Kayseri’nin başkanı zararsız, Fenerciyi salarlar, komutanı bağlarlar, Asker tu kaka, demokrasi ite kaka, Sanık Aziz’se indirim, başkasına bindirim Fener yaparsa af, TS’ye laf-ı güzaf, Aziz’e caiz, vatandaşa faiz, Asile zam yoktur, vekile zam çoktur, Emeklilik vekile iş başında, asile musalla taşında, Kimisi yandaş, kimisi candaş, Yandaş AK’dır, yoldaş kara, Yandaş vezirdir, candaş rezil, Lehe söyle alim ol, aleyhe söyle zalim ol, İyi söyler ulema, muhalefet sallama, İktidarsan yalarlar, muhalefetsen dalarlar, Vergini ödeme karlısın, öde efkârlı, Hüseyin’i...

Devamını Oku ...

Atatürk ve Sonrakiler

Bugün Arap ülkelerinde yaşananlara baktığımızda Atatürk’ün Türk Toplumu için ne denli önemli işler yaptığını çok daha iyi anlayabiliyoruz. Atatürk, modern ve çağdaş bir Türkiye kurmanın yolunun eğitimden geçtiğini çok iyi biliyordu. Arap dünyasında eğitime önem verilmediğinden demokratik bir toplum olamıyorlar. Türkiye eğitim ve demokrasi açısından Araplardan ileri fakat Avrupalılardan geridir. Türkiye bu konularda batı ile doğu arasında sıkışıp kalmıştır. Araplardan önde olmamızın nedeni Atatürk gibi bir liderin varlığıdır. Atatürk’ten sonra bir adım ilerleme kaydedemediğimiz için de batıdan geride kaldık. Bırakın ilerlemeyi, eğitim anlayışı anlamında gerileme bile yaşanmıştır. Atatürk yüksek öngörüsü ile dünyanın nereye gittiğini çok iyi bildiğinden yeni Türkiye’yi ona göre dizayn etmek...

Devamını Oku ...

Yerlileri Asalım (mı?)

Turkcell Süper Liginin ilk yarısı bitmeden, hiç te yabancı olmadığımız ve bitmeyeceğini adımız gibi bildiğimiz bir film yine gösterimde. Ligin dibinde yer alan, hedeflerini tutturamayan takımlar teknik direktörlerini sürekli değiştiriyorlar. Sezon yarılanmadan üçüncü teknik direktörünü de işbaşına getiren kulüplerimiz bile var. Günah keçileri sadece teknik direktörler mi? Başarısızlıkların tek suçlusu onlar mı? Asıl başarısızlık plansız, programsız, hesapsız yönetimlerin eseridir fakat teknik direktörlerin de bu başarısızlıkta payı büyüktür bence. Yerli teknik direktörlerimizi değerlendirmek istiyorum bu yazımda. Yıl 1999, 1.ligde onsekiz takımdan onüçünün yerli teknik adamlarla anlaştığı sezonda haftalar ilerledikçe kıyım da başlıyor. Aksiyon Dergisi’nde Necati KOLA o tarihte şunları soruyor. “Yerliler hakikaten başarılı mı? Takımlar, yerlilere hakikaten...

Devamını Oku ...

Kulüplerimiz Neden Kötü Yönetiliyor?

Futbol Kulüplerimiz (daha doğrusu derneklerimiz) Neden Kötü Yönetiliyor? Bu sorunun cevabını sosyal ve kültürel seviyemizde aramalıyız bence. Bir ülkenin toplumsal yapısı, entelektüel seviyesi ne kadar yüksek ise kulüp yöneticileri de bu orandan ancak o kadar pay alır. Kişisel reklamını yapabilmenin en iyi yollarından birisidir kulüp yöneticiliği. Daha önce sizi kimse tanımazken birden bire mikrofon ve kameraların aradığı adam oluverirsiniz. Neredeyse güvenlik kameralarına bile röportaj verecek yönetici tipleri vardır ülkemizde. Basın da bu tarz yöneticilerden hoşlanmaktadır zaten. Transfer haberlerini basına uçuran, her soruya yanıt veren yönetici makbuldür medyada. Alanın ve verenin razı olduğu bu süreç kulüplerimizin sonunu hazırlamaktadır. Ortak aklı kullanma, birlikte hareket edebilme...

Devamını Oku ...